Ülkeyi b*k götürüyor…

İşin edebiyatı da bize kalıyor…

Hadi biraz mizansen olsun diyelim; yedi düvele tuvalet adabı öğreten biz, zamanla unutmuşuz…

Bilmem kaçıncı yüzyılda Avrupa tuvalet adabı bilmezken, bizim dedelerimiz biliyorlarmış… Gerçi mesele bilmek değilmiş, bildiklerini sonraki nesillere aktarabilmekmiş aslolan…

Atalarımızın mezar taşlarını okuyamıyoruz diyenler haklı sanırım, belkide adab-ı muaşeret kuralları yazıyordu da biz bilemedik…
Aslında günümüzde de önemli bir yer tutuyor tuvaletler, bize bilmediğimiz konular hakkında tiyolar veriyor…

Bu günlerde şiir sokakta hashtag li duvar yazılarının yanısıra, #şiirWC’de diyenler çoğunlukta.

Umumi tuvaletler, halkın ortak kullanım alanlarından birtanesi. Yani; sağcısı da solcusu da, dinlisi de dinsizi de aynı noktalarda buluşabildiği aynı şeyleri paylaştığı (bu da nedemekse) siyasi bir arena. Tuvalet mizahımız bile, gerek siyasi gerek erotik ama çoğu zaman da ünlü mizansen TOSUN üzerinden oluyor.

Tosun aslında hayali bir kahraman gibi, duygulara tercüman oluyor ve her kılığa girebiliyor.

Bazen edepsizce, “Bunu yazan Tosun, okuyana k*sun..”

Bazen Molla… “Bunu yazan Molla, Tosun g*tü kolla..”

Bazen de Devrimci… “Tosunların hesabı sorulacak..”

Hatta bazen, işin boyutunu biraz kaçırıyoruz sanırım…

Düşünsenize; mesela erkekler tuvaletine “Seni Seviyorum Sibel” yazmak gibi… Hayır şimdi Sibel’in bunu bilmesi imkansız, hadi bildi diyelim… Sibelin erkekler tuvaletinde olma ihtimali nasıl bir talihsizliktir…

Farklı bir boyutu ise; mesela bir iş yeri tuvaleti size birçok ipucu verir. Tuvalet temizliğine özen göstermek bile, bir iş yeri hakkında size güven sağlaya bilir. Yada tam tersi bir durum bir daha o iş yerine uğramamanızı da sağlaya bilir. Patronla ilgili sözler yazıyorsa, o işyerinde patron doğruları yapmadığı o işyerinde baskı ortamı olduğu anlamına da gelebilir.

İşin siyasi şekli de böyledir, eğer halk memnun değilse ve bu umumi tuvaletlere devlet görüşlerini yazıyorlarsa, bu başka yerlerde özgürce söyleyemedikleri, diledikleri gibi eleştiremedikleri içindir… Günümüzde sosyal medya üzerinden eleştirilen sistem, hemen kendi döngüsünü çalıştırarak size bir anda dava aça biliyor. Bu yüzden tuvaletler halka özgürce yazı yazma hakkı sağlıyor…

Gerçi, bu gidişle artık WC ‘lere de bir özgürlük kısıtlaması gelirse şaşırmamak lazım.

Ha bu arada;  bugünlerde ülke gündemine bomba! gibi düşen  Şişli Etfal hastanesindeki teyzemizin ayakta olimpik rekor denemesini izlemek bu konuyu mizansene dönüşmesine başlı başına bir vesile olmuştur… Ayrıca; teyzenin donsuz gezme fantezisi de gözlerden kaçmış değil…

Aslında izahı olmayan şeylerin mizahı olurmuş ama bu mizahın konusu da b*ktan olunca çekilmiyor doğrusu…

Tuvaletlerde uzun süre vakit geçirenlere naçizane ufak bir kitap tavsiyesinde de buluna bilirim… “Tuvalet Dili ve Edebiyatı” B*ktan Muhabbetler… Alman yazar Clou Zett in Türkiye anılarını anlatıyor.

Bize birçok konuda derin!! ip uçları veriyor… Şiddetle tavsiye edilir..!