[dropcaps]Futbol; bu ülkede siyaset kadar birleştirici ve ayrıştırıcı bir etkinliğe sahip. Öyle ki; Soma’nın acısı unutulmaması için TFF’nin almış olduğu Süper Kupa Finali’nin Manisa’da oynanması kararı, acıları dindirmek adına yapılmış, birlik ve beraberliğin timsali olması adına doğru bir karardır. [/dropcaps]

Fakat aynı doğruluğu ve anlayışı malesef ki dün gece bazı taraftar gruplarında göremedik. Hatta daha net olursak, bazı Galatsaray taraftarlarının yaptıkları aslında dün gecenin anlam ve önemini bir kez daha alt üst etmiştir. Oysa herşey ne kadar da güzel başlamıştı. Maçtan bir gün önce iki  takım kaptanı da tek bir görüşte hem fikirlerdi.”Maçta kim kaybederse kaybetsin, kazanan Soma olsun!” futbolcular bu düşüncelere sahip iken, günler öncesinde Galatasaray Başkanı Ünay Aysal ile Fenerbahçe Basın Sözcüsü Mahmut Uslu tarafından ortamı geren tartışmalar taraftarlara da büyük etki yapmıştı.

İsterdim ki; maçtan sonra kare kare maçın güzelliklerinden söz edeyim, maçı kendimce analiz edeyim… Ama futbol bu ülkede seviyesizce oynanıyor…

Kazanın kim olduğunun önemi yok açıkcası… Çünkü kaybeden “Soma” kaybeden “insanlık” oldu.

Maçtan Notlar

  • Maç daha başlamadan ısınmaya çıkan futbolculardan özellikle Emre’ye edilen hakaretler taraftar seviyemizi ap açık ortaya seriyordu.
  • Maçın ilk yarısında yayıncı kuruluşun kamerasına takılan bir an, güvenlik zaafiyetimiz yüzünden kaybettiğimiz ve onu anmak için yapılan maçı halen akıllanmadığımızı göstermekte idi. Zira bir taraftar kolu kırık olduğu halde boşta uzanmış bir kolonun tepesine çıkmış adeta maçı V.İ.P de izliyordu.
  • Maç genel olarak centilmence geçtiği halde ikinci yarının hemen başında Volkan’ın bulunduğu kaleye yabancı maddeler atan Galatasaray taraftarı maçın önüne geçmişlerdi.
  • Özellikle Muslera’nın 100 metre koşarak Volkan’ın koruduğu kaleye gelip “Neden böyle yapıyorsunuz, bende diğer kaledeyim. Bana da mı atsınlar!” der gibi feryadı maçın en güzel hareketi idi.
  • Geçen hafta sonu Malaga maçının hakemini gördükten sonra, bizim hakemlerimiz daha iyi diye düşünürken maçın hakemi maça verdiği ve vermediği kararlar ile maça damga vurdu.
  • Maçın yayıncı kuruluşuna yorumcu olarak katılan Eski hakem Erman Toroğlu ise aynı maç kalitesi kalibresinde yetersiz kalmıştır. Yorumlarında gereksiz yere yemek tarifi vermesi ve espiri yapamama kabiliyeti ile maçı izleyenlere eziyet çektirir gibiydi.

Maç penaltılara giderken, aklımdan hep şu geçiyordu. Muslera penaltılarda Türkiye’de bence bir numara ve kazanma ihtimalleri daha yüksek. Ama Melo gibi Selçuk gibi usta ayakların kaçıracakları aklımın ucuna gelmezdi.

Maçın adamı

Şüphesiz ki; Muslera her anlamı ile bu kötü derbinin en iyi oyuncusu olmayı hak ediyordu. Gerek efendiliği gerek profosyonelliği gerekese de maçta kurtardıkları ile başlı başına bir sporcu.

Maçın En güzel olayı

Maçın oyuncusu seçilen Muslera’ya taraflı tarafsız herkesin alkış tutması ve Fenerbahçe’li futbolcuların da bu kutlamaya destek olması.

 aa_picture_20140825_3127638_high_399x600_WTMSD aa_picture_20140825_3127733_high_800x385_E5BG5 ESR_2312 ESR_2467 manşet YSNsupergsfb_392 YSNsupergsfb_402 YSNsupergsfb_412