Bir pencereden ötekine açılıyor yüzün
Sonunda ellerimiz bir hüzne boğulacak

Yazın rehaveti eylül ile giderken
Bir cumartesi gecesi durmuşçasına hayat

İpliğinden çektikçe uzuyor bu kavga
Ben yokken gülleri kim sulayacak?

Olurda bir yağmur yağar yine
Çek elini yapraklarından, onlar da kuruyacak

Duyulur yine bir ses, seda, fısıltı
çürümüş bu boşluk kokusundan

Yine tadı kalmaz bunca şeyin damağımda
Nasıl olsa ellerimiz bir hüzne boğulacak!