… Bir Gün yaşanılası olsun yaşam,

ve geldiğinde ölünesi olsun ölüm…

Bir varmış bir yokmuş…

Günler çantalarımızı doldurmuş bizde biten günlerin beyhudeliğinde bulmuşuz düşlerimizi…

6 Ağustos 2006 da keşfettim Selçuk Gürkan’ ı.  1979 doğumlu sağlam bir kalemdir kendisi.  Düş-e yazı grubunun kurucusudur. Mavide adlı bir edebiyat dergisi çıkarıyordu hala devam ediyor mu emin değilim. altzine.net internet dergisinde yazıları yayımlanıyor.  SEPTİK ZAMANLAR benim dehlizlerimde ki karanlıktır; soran sorgulayan, bir bölümde övdüğü olguyu bir tarafta yeren, düz yazı desem değil şiir desem olabilir; iki uçlu felsefik bir kitap. Doğum – Varlık – Ölüm üçgeni içinde geçen zamanı anlatırken içine bir de kuşku eklenmiş.

Kitaptan minik alıntılar yaptım ama kitabı çözemeyin diye Selçuk Gürkan’ ın seslerini kafamdaki böcüklerle birleştirdim. Kitabı edininiz ve okuyunuz , dilerim …

Zamanda kayıp giden görüntüleri an’larda durduran bir büyüsü vardı. Oysa ki Yaşam ve Ölüm, Hep ve Hiç ile aynı zamansızlıktandı … 

Ruhunu özgür kılmak için daha ne kadar bekleyeceksin? Bilirsin ‘Hiçbir şey Hiçbirimizin değil’ esrarı gözlerinde olanı bırakmalısın. – Peki ya neden bırakmalıydı? Gerçekten az mı gönderilmişti mutluluk?

Oysa ki aşk yıldızlarla başlayıp, keşişlerin mesellerine karışmış bir çocuk masalı değil miydi?

Yaşam mutlak bir toplam olmalı ise eğer, ancak ölümlerin ve doğumların toplamı olmalıdır.
Ve bu toplam ölümle başlar.
Her şey ölerek doğar!

 

4b2438b3d8871