Yorucu geçen bir günün ardından eve dönerken, karşıdan koşarak bir çocuk çıka geldi. Heyecanlı ses tonu ile birden dikiliverdi önüme. Anlayamadım birden. Masmavi, durgun deniz suyunu andıran  gözleri parlıyordu. Saçları günebakan sarısıydı. Güleçti. Elinde gazete kağıdından yapılmış bir külahın içinde ay çekirdeği vardı. Aynı güleçlikle uzattı.+ ” Proje yapıyoruz almak ister misiniz? ” Sorgulamadan geçsem içim rahat etmezdi.

  • ”Ne projesi ? ”dedim. Sosyal sorumluluk ”  dedi. ”
  • ”Öğretmenimiz okul kapanmadan önce vermişti.
  • ”Alırız tabi.”

Gözleri parladı birden. Külahın üzerinde Küçük prens kağıdına yazılmış ”Tebrikler ilk müşterimizsiniz” notu vardı. Çok hoşuma gitti  bu sefer benim gözlerim parladı. İlk olmak güzel bir duygu. Bazen birinin ilki olduğunuzda onun canını yakarsınız. Benimki öyle olmadı bu sefer. Canı canlandı. Umutlandı o küçük mavi gözlü oğlan çocuğu. Bu hoyrat dünyada bir ilk müşteri bulabildi. Hatta yanımdaki iş arkadaşım da ikincisi oldu.

Ve ay çekirdeği satıyordu. İzmir’de çiğdem Ayvalık’ta günebakan diyorlar. Bense çekirdek. Kabak çekirdeğini her zaman daha bir havalı, daha bir burjuva bulmuşumdur.

Kabak çekirdeği seven ablamla yaşadığım dönemlerde çekirdek alacağım dediğimde ” Hayır ” diye diretse de aldıktan sonra ” Madem aldın. Ver biraz bare” bittirdikten sonra ” Bu eve bir daha çekirdek girmeyecek” diye yıllar boyu süren aynı diyalog. Birleştirici, bütünleştiricidir çekirdek.

 

Henüz sanayileşmemişken, paketlenip o soğuk market raflarını girmemişken  , içini ayıklayıp hepsini birden yemenin zevki nasıl da başka olurdu.

Çocukluğumuzda siyah olanları vardı. Simsiyah olurdu ellerim, avuçlarım, ağzım.

O küçük girişken, girişimci çocuk o günleri anımsattı birden. Bir avuç çekirdekle paylaşmanın güzelliğini. Ardımda kalırken, aklıma geldi sonradan, keşke fotograf çekilseydik hatıra kalırdı diye. Sonradan düşündüm kendi kendime kendimce. Her zaman hayal etmek gerçekten daha güzel değil midir? Siz okuma nezaketini , merakını gösteren zatlar her birinizin zihninde başka canlanmadı mı tasvirlediğim o an.

Sevdiğiniz biri ile sevdiğiniz bir filmi izlerken, patlamış mısırdan daha samimidir. Yerken bir çaba sarf edersiniz. Son kırıntılar kalınca onu  alan kişiye ” Versene biraz ” demenin sıcaklığını yaşamak ne güzel bir duygudur.

Tek başına yediğinizde ( çitlediğinizde) rahatlatır sizi buhranlı dünyadan uzaklaşırsınız bir süreliğine.  Sevdiklerinizle birlikte olduğunuzda muhabbeti koyulaştırmaz mı? ”eeeeee”

Teşekkürler çocuk. Bana bir avuç çekirdek verdiğin için , cesur olduğun için, beni ilk yaptığın için. Teşekkürler.